2007 yazında EfeDeniz'in , 2008'de Nehir'in doğum tehlikesi derken kumu ve denizi unutmuştuk resmen.
2009un yazını iple çektik bu yüzden. Ha biri 7 aylık, biri 18 aylık iki bıcırla ne kadar tatil olur diyorsanız, buyurun detaylar;
İlk korkumuz arabaya nasıl sığacağımız yönündeydi. Bavulları kargoyla yolladıktan sonra, arabanın bagajında 2 adet bebek arabası, bir adet ikea mama sandalyesi, bir adet oyun parkı, bir adet yedek mama çantası, bir adet yedek kıyafet çantası, arabanın içinde, ayaklarımızın altında bir adet mama ve ihtiyaç çantası, bir adet oyuncak çantası, bir adet ilaç çantası ve kendimize ait eşya çantaları olmak üzere "bir vosvosa 4 fili nasıl bindirirsin misali"yola çıktık. İkinci korkumuz ise İzmir'e kadar sürecek yolculuğumuzda o kadar saat Efe Deniz'i nasıl zaptedeceğimizdi. Elimizin altında her türlü mama ve kriz yönetimi için ise meyve suyu ve en önemli kurtarıcımız "lolipop" vardı.
Bol bol mola da veripnce, son bir kaç saat dışında çok mızıldanmadı çocuklar. İlk gece halamızda misafirdik. Halamız,ve kuzenler hasret giderdi.
İkinci günün sabahı "Ürkmez'e" doğru yola çıktık. 45 dakika sonra babanne ve dedenin yanında, yazlıktaydık.
Efe Deniz bahçe ve hortumu görür görmez mest oldu zaten.



İlk defa denizle tanışan bıcırlar denizi çok sevdiler. Karada olduğu kadar,

şşşşttt çekmesene böyle cıbıldak cıbıldak...




Çocuklar da kuzenlerini çok ama çok sevdiler.

Tatilimiz Haziran başına denk geldiğinden heryer kapalıydı. Bu sebeple akşamları pek bir eğlencemiz olamadı. Açık olsaydı da iki çocukla kaç gece çıkabilirdik bilmiyorum. En büyük eğlencemiz bir gece Efe Deniz'in topuyla oynamak oldu :) Kısacık da olsa, çocuklarla birlikte geçirdiğimiz bu ilk tatil "unutulmaz anılar" arasında yerini aldı. Bu yazıyı okuyan İzmir'deki tüm sevdiklerimiz, hepinizi şimdiden özledik ve çok öpüyoruz.