CLICK HERE FOR THOUSANDS OF FREE BLOGGER TEMPLATES »

8 Temmuz 2008 Salı

Efe Deniz’den Nehir’e cevap

Ohhh maaşallah, bizimki şekillendi de, içerden laf yetiştirmeye başladı bile. Zaten pabucum dama atılacak diye üç buçuk atıyorum, hanımefendi bir de içerden anneyle-babayı azarlıyor. Hadi baba neyse de, ne o öyle, anneyle konuşma “canım oğlum, cicim oğlum” muhabbetlerine müdehale etme... Kızım, ben senin yüzünden aylardır kendi yatağımda yatamıyorum naber? Hava sıcak, bizim ev güneye bakıyor, çok terliyip uyanıyor dediler, beni anneanneye sürgüne gönderdiler. Ben anlamıyor muyum sanki. Gece annem fırlayıp benim yanıma gelmesin, sen bir zarar görme diye yatağımızdan olduk. Ha, anneannemde olmak çok güzel ona birşey demeyeceğim ama sen de sanki ezilen tarafmışsın gibi, daha doğmadan çıkma tepemize. Bak sonra şımarık derler, kıskanç derler.
Bak bana, biraz yol yordam öğren. Hiç kıskançlık tribi yapıyor muyum. Hayır. Neden? Çünkü herşeyin bir yöntemi var. Arada sanki kazara ayağım üstüne düşmüş gibi yapıp annemin karnından kafana tekme atıyorum. Ya da tırmanmaya çalışıyormuş gibi üstüne çıkıyorum. Kimse de “vah vah kardeşi hissetti de böyle davranıyor” diyemiyor.
E diğer taraftan omzumdaki yük büyük. “Abi, olacaksın” dediler, heyecana gelip hemen iki diş çıkardım. (Seni daha iyi ısırabilmek için hehehe) Büyük çocuk sen olacaksın dediler, hemen ayaklanmaya kalktım (yanına gelip seni daha iyi mıncıklayabilmek için hehehe) İkiz gibi büyüyecekler dediler, işte o zaman yaygarayı bastım. Yok artık ne ikizi canım, bir yaş var aramızda, hem zaten neden kız oluyorsan. Bak babam bile efkarlanmaya başladı senin yüzünden. Benim durumum daha da vahim. Şöyle karşılıklı bir top oynayamayıp, bir güreşemeyip,iyice bir pataklayamayacağım gibi kafana birşey attığımda ya da saçını çektiğimde sen hemen viyaklamaya başlayınca suçlu duruma düşeceğim. Tüm bunlar yetmeyecekmiş gibi ilerde dışarı çıkmak için “aaaa ama abimle çıkacağım” diye beni kullanmayı aklından bile geçirme...
Şimdi, duydum ki, bir de ,ben erkenden geleceğim filan gibi bir havalara girmişsin. Benden sana abi nasihatı: kal içerde kalabildiğin kadar. Bak orada yediğin önünde yemediğin arkanda. Gaz derdi, uyku derdi..vs yok. Buraya geldiğin andan itibaren, yemek için iki yuvarlağa mahkumsun, üstelik her ağladığında ne demek istediğini anlamıyorlar,çok uzatırsan tıkıyorlar ağzına emziği. Hele babamız, dediğimiz adam, “gazı var” dediği an bittiğin an oluyor. Öyle bir “pat pat”lıyor ki sırtına, gazın yoksa bile ciğerlerin fırlamasın diye gaz yaratıp geğiriyorsun. Bir de uyku derdi var, illa yiyip,gazın çıktıktan sonra uyuyacaksın. Uymazsan türlü metod geliştirip seni uyutmanın bir yolunu buluyorlar. Hele bir de kustuğun zaman bir üst değiştirme seremonisi var ki hiç sorma. Yani iyisi mi kardeşim,sen annemin içinde olmanın tadını çıkar. Kadını da boşu boşuna üzme. Bana çaktırmamaya uğraşıyor ama şimdiden saçlarını nasıl toplayıp, giydireceği elbiseleri konuşuyor anneannemizle. Ohoo daha 20 küsür hafta var önünde. Hem bırak da ben de biraz bebekliğimi yaşayayım. Bir daha da öyle sert çıkışlar duymayayım anneye-babaya (hemen abi pozuna girdim). Bakma sen, ben de sana biraz sert konuşuyorsam seni sevdiğim senin iyiliğin için. Hadi bakiim uslu uslu büyümene bak içeride, getirtme beni oraya...



3 yorum var.Sen de yazmak istersen burayı tıkla...:

Oğlum Bekir Mert dedi ki...

dostum davrını şimdiden göster ki ilerde başına çıkmasın..
bu kız milletine yüz vermeye gelmiyor.

ama çok da üzme abilik görevlerini tam yap
o da sana saygı gösterir :)
sevgiyle kalın
by

Başak dedi ki...

Dii mi ama, baksana bacaksıza şimdiden nasıl konuşuyor :)işte erkek erkeğin halinden anladı :)
Üzer miyim hiç. Hani anne-babaların bir sözü vardır "hem severim,hem kızarım" diye, benimki de o hesap :)

Sudamlam dedi ki...

ay allam büyümüşte kardeşine cevap yazarmış :))